aile.jpg
-2.jpg
kocaelito2000.jpg

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ
KOCAELİ TABİP ODASI
TABELA UYGULAMA ESASLARI

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Aile Hekimliği Bilgilendirme Toplantısı

ailehek.jpgAile Hekimliği Sistemi Bilgilendirme Toplantısı

2 Eylül 2010

Saat: 17:30

Son Güncelleme ( Salı, 31 Ağustos 2010 )
Devamını oku...
 
Bugün Dünya Barış Günü

31.08.2010

BASIN AÇIKLAMASI 

 

Bugün Dünya Barış Günü   

1 Eylül 1939'da Nazilerin Polonya'yı işgali ile başlayan 2. Dünya Savaşı, ardında büyük acılar, yıkım ve kayıplar bıraktı. İnsanlığa ders olması için 1 Eylül Birleşmiş Milletler tarafından "Dünya Barış Günü" olarak ilan edildi.  İnsanı hedef alan bu tür olayların bir daha yaşanmaması için 1 Eylüllerde barış, dostluk ve kardeşlik dileklerimizi bir kez daha yineliyoruz.     

Son Güncelleme ( Salı, 31 Ağustos 2010 )
Devamını oku...
 
Karar
Click on the slide!

Danıştay "tam gün" ile ilgili yürütmeyi durdurma kararına "devam" dedi

Danıştay, Türk Tabipleri Birliği’nin başvurusu üzerine “tam gün”e ilişkin Anayasa Mahkemesi kararının üniversite öğretim üyeleri dışındaki hekimleri kapsamadığına yönelik Sağlık…

Son Güncelleme ( Perşembe, 26 Ağustos 2010 )
Devamını oku...
 
20.08.2010
BASIN AÇIKLAMASI
 

BERTARAF OLMAMAK İÇİN HAYIR

 Ülkemiz ve sağlık ortamı son derece kritik günlerden geçiyor. Çok kısa bir süre önce hekimler olarak Tam Gün Yasası sürecinde verdiğimiz demokratik mücadelenin sonucunda ve hukuk kanalıyla sağlık alanına yönelik büyük bir saldırıyı durdurma başarısını gösterdik. Ülkemizin her karışının resmen yağmalandığı, derelerin, akarsuların, cumhuriyetimizin 80 yıllık birikimlerinin teker teker pazarlandığı bir ortamda Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı ile de hastanelerimiz satışa hazır hale getirilmek istenmektedir. İktidarın hazırladığı Anayasa Değişiklik Paketi de özünde ülkemizin kaynaklarının yağmalanması ve emekçi kesimlerin yoksulluğunun ve ezilmişliğinin sürdürülmesini ve artırılmasını garanti altına almaya yönelik iktidar güdümlü bir düzenin kurulması amacına hizmet etmektedir.

 12 Eylül Darbesi'nin Kapatamadığı TTB'yi AKP Kapatmak İstiyor

 Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın  Samsun'da MÜSİAD toplantısında sarfettiği sözler Anayasa değişikliğinin ardındaki niyete dair ipuçları vermektedir. Sayın Akdağ TTB'nin ve diğer meslek örgütlerinin yürütmenin hukuksuz uygulamalarını yargıya taşımasından rahatsız olmuş ve gerekirse üç maddelik kanun hazırlayıp bu meslek örgütlerini kapatabileceklerini ifade etmiştir. Referandum sürecinde yaşanan tehditkar söylemler ve Başbakan'ın özellikle YARSAV gibi kurumların kapatılması yönündeki söylemleri de gözetildiğinde Sayın Akdağ'ın yaklaşımının münferit değil genel bir eğilim olduğu açıkça görülmektedir.

 12 Eylül darbesi özünde emekçilere ve halkın örgütlenme özgürlüğüne  darbe indirmiştir. Emekten yana örgütler ve sendikalar kapatılırken toplum olabildiğince gericileştirilmiş ve en ufak hak arama mücadelesi büyük baskılara maruz kalmıştır. Bugünkü iktidar da 12 Eylül darbecilerinden daha baskıcı bir düzeni kurmak istemektedir. Her türlü hak arama mücadelesi hedef haline getirilip insanlar korku imparatorluğu altında sindirilmektedir. İktidar memurlara grev hakkı olmayan toplu sözleşme önerisini büyük bir hak gibi gösterebilmekte asıl amacını bu tür göstermelik maddelerle gizlemek istemektedir. Anayasa değişiklik paketinde toplumun örgütlenme özgürlüğüne yönelik en ufak bir iyileştirme getirilmemekte ve hak arayan değil biat eden bir toplum yapısı oluşturulmaya çalışılmaktadır.

 Yandaş Yargı Yaratmak Kimseye Fayda Sağlamaz

 Anayasa Değişiklik Paketinde iki önemli başlık önem taşımaktadır. Bunlardan birisi Anayasa Mahkemesi üyelerinin ve Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu üyelerinin seçimi diğeri de özelleştirme uygulamalarında Danıştay"ın inceleme yetkisinin büyük oranda ortadan kaldırılmasıdır. Her iki düzenleme de siyasal iktidarın insanların hak ve özgürlüklerini arama mücadelelerine müdahale etme imkanı taşıyacaktır. Yargıya olan güven azalacak ve "bağımsız yargının" yerini iktidar yargısı alacaktır.  Bu ise toplumsal uzlaşı sürecini bütünüyle dinamitleyecek bir uygulamadır. Ve bütün toplum için büyük tehlike taşımaktadır.  Danıştay'ın özelleştirme uygulamalarında devre dışı bırakılması da hastanelerin satılması sürecini kolaylaştırma sonucunu doğuracaktır.

 Bizler ülkemiz insanının hak ve özgürlüklerini garanti altına alan emekten yana, baskıcı uygulamalar içermeyen, sağlığın temel insan hakkı olarak tanındığı ve kamusal güvence altına alındığı, yargı bağımsızlığının güçlendirildiği, hukuk devleti ilkesini temel alan ve toplumsal uzlaşıya dayanan çağdaş, demokratik ve özgürlüklerden yana yeni bir anayasa talep ediyoruz. 12 Eylül darbe anayasasının devamına neden olacak ve hak ve özgürlükleri iktidar lehine kısıtlayacak, hastanelerimizin satışını kolaylaştıracak ikinci 12 Eylül Anayasası'na da HAYIR diyoruz...

 Bitaraf olan bertaraf olacak mantığını savunan Başbakan'ın ve partisinin demokratik bir yaklaşım sergilemesini beklemek mantık dışıdır.20.08.2010

 KOCAELİ TABİP ODASI
YÖNETİM KURULU

Son Güncelleme ( Cuma, 20 Ağustos 2010 )
 
18.08.2010

BASIN AÇIKLAMASI

18.08.2010 tarihinde Gebze Fatih Devlet Hastanesinde çalışan meslektaşımız Çocuk Cerrahi uzmanı Dr. Hasan İlkehan hasta yakını tarafından şiddete maruz kalmıştır. Her ne nedenle olursa olsun meslektaşlarımızın fiziksel şiddete maruz kalması kabul edilemez. Öteden beri vurguladığımız gibi, Sağlıkta Dönüşüm Projesinde kar zarar ilişkisi ön plana çıkarılmakta ve kutsal kabul edilen hasta hekim ilişkisi yerine bir başka ucube kavram ortaya konmaktadır. Bu anlayış, hasta yakınları ile hekim arasındaki ilişkiyi zedelemekte ve bu tür tatsız sonuçlara neden olmaktadır.

Bu konuda gerekli yasal işlemlerin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla arz ederiz.18.08.2010

KOCAELİ TABİP ODASI
YÖNETİM KURULU

 
Bilgilendirme
Sayın Meslektaşlarımız,

 Zorunlu meslek sigortası ile ilgili yapmış olduğumuz inceleme sonrasında poliçelerde olması gereken:

‘İşbu poliçe, genel şartların A1 in (a) ve A1 in (b) maddesine göre düzenlenmiş olup sigortalının sözleşme yapılmasından önceki bir yıl içinde veya sözleşme yürürlükteyken meydana gelen olaya bağlı olarak oluşan hasarlar için temin edilmiş olup, sigortalının sözleşme süresi içinde yürüttüğü mesleki faaliyeti dolayısıyla , gerek sözleşme döneminde gerekse sözleşmenin bitiminden itibaren iki yıl içinde başkalarının zarara uğraması sonucunda oluşan talepler de teminat kapsamındadır.' İbaresidir.

 Sigorta acentaları ile yapılan görüşmelerde sigorta şirketlerinin bu hazırlığı yapmış olduğu tespit edilmiştir. Sigorta şirketleri ile ayrı ayrı tüm alternatifler ayrıntılı olarak görüşülmüş ve tartışılmıştır. Sonrasında, yasanın hukuki incelemesi yapılmış olup mevcut yasa gereği Kocaeli Tabip Odası olarak bir şirket ile anlaşılması uygun görülmemiştir. Bununla birlikte arzu eden hekimlerimiz Tabip Odamız aracılığı ile sigorta acentalarının poliçelerini öğrenebilir ve kendilerine uygun olanı seçebilir.

 
Son Güncelleme ( Salı, 31 Ağustos 2010 )
 
Devamı...
Ziyaretçiler: 398142
rapor_kapak_2010.jpg

anket_s

"Hekimlerin Çalışma Koşulları, İşyükü ve İşgücüne ilişkin ORTAK GÖRÜŞ 2010" Anketi

 
image.jpg
Tıp Dünyası