Kocaeli Tabip Odası

BASINA ve KAMUOYUNA KADINA YÖNELİK ŞİDDET BİR HALK SAĞLIĞI SORUNUDUR: SESSİZ KALMIYORUZ!

title

BASINA VE KAMUOYUNA

 

KADINA YÖNELİK ŞİDDET BİR HALK SAĞLIĞI SORUNUDUR: SESSİZ KALMIYORUZ!

 

Kocaeli Tabip Odası olarak, son günlerde ülkemizde ve ilimizde yaşanan olaylar ışığında, kadına yönelik şiddetin sadece adli bir vaka değil, toplumun refahını ve geleceğini tehdit eden ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu bir kez daha vurgulama ihtiyacı duyuyoruz. Son birkaç günde yaşanan olaylar kadına yönelik şiddetin fiziksel, ekonomik ve sembolik boyutları besleyerek kadın yaşamını kuşattığını göstermektedir.

 

Dilovası’ndaki Kadın Cinayeti

Daha dün, 7 Haziran 2026’da ilimiz Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde beş çocuk annesi Elif T., eşi tarafından sokak ortasında sekiz bıçak darbesiyle katledilmiştir. Bu vahşi cinayet, şiddetin en uç noktası olan yaşam hakkı ihlalinin yanı sıra, geride kalan çocuklar ve toplum için telafisi imkansız ruhsal travmalar barındırmaktadır. Şiddetin failinin işsiz olması gibi ekonomik etmenlerin, şiddet döngüsünü tetikleyen risk faktörleri arasında olduğu görülmektedir.

 

Ekonomik Şiddet ve Nafaka Hakkı: Şiddet Döngüsüne Mahkumiyet

Kadınların ekonomik bağımsızlığının elinden alınması, şiddet içeren evliliklere mahkum edilmelerine neden olmaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemeyi iptal etmesi, ekonomik olarak güçsüz olan kadınları daha da güvencesiz bir yaşama itme riski taşımaktadır. Halk sağlığı perspektifinden bakıldığında; kadınların yoksullaşması, sağlık hizmetlerine erişimlerini kısıtlamakta ve şiddet ortamından uzaklaşmalarını imkansız hale getirerek cinayet riskini artırmaktadır.

Sembolik Şiddet ve Cinsiyetçi Dil

Şiddet sadece fiziksel değildir; dil ve mizah yoluyla da üretilmektedir. İş insanı Rahmi Koç’un bir hastane açılışında anlattığı, Kürt kadınlarını ve hekimlik meslek onurunu hedef alan cinsiyetçi fıkra, toplumsal hiyerarşiyi ve ayrımcılığı körükleyen sembolik bir şiddet biçimidir. Bu tür ifadelerin "şaka" adı altında meşrulaştırılması, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini normalleştirerek şiddet failini cesaretlendirmekte ve kadınların ruhsal sağlığını olumsuz etkilemektedir.

Cezasızlık Politikaları ve Güvensizlik Hissi

Tunceli’de Gülistan Doku’nun akıbetinin yıllardır aydınlatılamaması örneğinde olduğu gibi, cezasızlık politikaları özellikle genç kadınlarda derin bir güvensizlik ve umutsuzluk yaratmaktadır. Kadınların başvuru mekanizmalarına (KADES gibi) erişimindeki engeller veya bu mekanizmaların etkin işletilmemesi, şiddetin sistematikleşmesine yol açmaktadır.

Sonuç ve Çağrı

Sağlık, sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedensel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir. Kadına yönelik her türlü şiddet bu iyilik halini yok etmektedir. Kocaeli Tabip Odası olarak;

*   Toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan politikaların hayata geçirilmesini,

*   Kadınların ekonomik haklarının  zayıflatılmamasını, aksine güçlendirilmesini ,

*   Cinsiyetçi ve ayrıştırıcı dilin her alanda reddedilmesini talep ediyoruz,

Eşit, şiddetsiz ve sağlıklı bir toplum için mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.

 

KOCAELİ TABİP ODASI YÖNETİM KURULU

Yukarı